AB ile kara sınırı oluşturan Kuzey İrlanda Brexit’in son açmazı

Geçtiğimiz günlerde Cornwall’de düzenlenen G7 Zirvesi’nde gündemdeki birçok dünya meselesi arasında sıkça dile getirilen konulardan biri de Kuzey İrlanda Protokolü oldu. Brexit müzakereleri sırasında, tüm taraflar Kuzey İrlanda Barış Anlaşması’nın (Good Friday Agreement / Hayırlı Cuma Anlaşması) korunmasının mutlak bir öncelik olduğu konusunda hemfikir oldu ancak uygulamada sorunlar yaşanıyor. Peki Kuzey İrlanda Protokolü ve AB ile ticaretin seyriyle ilgili çekinceler neler?

Geçen ay 11-13 Haziran günlerinde İngiltere’de toplanan G7 Zirvesi’nin gündemi, “hepimizi gelecekteki salgınlardan koruyabilecek daha güçlü bir küresel sağlık sistemi”, iklim değişikliği ve ticaret dahil olmak üzere Covid-19 ve sonrası iyileşme konularını kapsıyordu. Ancak bunların yanı sıra dikkat çeken başlıklardan biri de Brexit sonrası Kuzey İrlanda gümrük sınırı konusuydu. İngiltere Başbakanı Boris Johnson, ABD Başkanı Joe Biden ile yüz yüze görüştü ve Biden, İrlanda sınırındaki kontrolleri önleyen Brexit Anlaşması olan Kuzey İrlanda Protokolü üzerindeki bir anlaşmazlığın barış sürecini tehdit edebileceğinden endişe duyduğunu dile getirdi.

Biden’ın bahsettiği Kuzey İrlanda Protokolü, Brexit’ten bu yana İngiltere, İrlanda ve Avrupa Birliği arasında sorun olmaya devam ediyor. Brexit müzakereleri sırasında, tüm taraflar Kuzey İrlanda Barış Anlaşması’nın (Hayırlı Cuma Anlaşması) korunmasının mutlak bir öncelik olduğu konusunda hemfikir oldu. Anlaşma 1998’de imzalandığında, kilit konulardan biri İrlanda Cumhuriyeti ile Kuzey İrlanda arasında açık bir sınır ihtiyacıydı.

Bunu çözmek kolaydı çünkü her iki ülke de Avrupa Birliği’nin bir parçasıydı ve ticaretle ilgili aynı AB kurallarına bağlıydılar. Bu nedenle bir ülkeden diğerine seyahat eden mallar için herhangi bir kontrole gerek yoktu. Bununla birlikte, Brexit’ten sonra Avrupa Birliği, AB üyesi olmayan ülkelerden gelen birçok malın muayene edilmesini şart koşarken, bazı ürünlerin girişine hiç izin verilmedi. AB ve Birleşik Krallık, sınır kontrollerinin olmamasını sağlamak için yeni bir yol bulmak zorunda kaldılar, bu yüzden Kuzey İrlanda Protokolü’nü müzakere edip imzaladılar.

 

*G7 (Yedili Grup), dünyanın en büyük yedi gelişmiş ekonomisi olan Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri’nden oluşan bir organizasyondur. Bahsedilen bu ülkelerin liderleri, 11-13 Haziran tarihlerinde bu yılki G7 Zirvesi için İngiltere’nin güneybatısındaki Cornwall’da bir araya geldi.

 

Kuzey İrlanda Protokolü nedir?

Brexit’in ardından, Büyük Britanya (İngiltere, İskoçya ve Galler) artık ürün standartları ve gümrüklere ilişkin AB kurallarına uymamaktadır. Ancak bir AB üyesi olan İrlanda Cumhuriyeti ile kara sınırını paylaşan Kuzey İrlanda için durum daha karmaşık.

10 Nisan 1998’de imzalanan Hayırlı Cuma Anlaşması, Kuzey İrlanda ile İrlanda Cumhuriyeti arasında imzalanmış bir barış anlaşması ve bu anlaşma iki ülke arasında sınırın belirli bir kısmının açık olacağını kayıt altına alıyor. İngiltere ve AB arasındaki Brexit Anlaşması’nın önceliklerinden biri, bu Hayırlı Cuma Anlaşması’nın bozulmadan kalmasıydı. Brexit müzakereleri sırasında, tüm taraflar 1998 Barış Anlaşması’nın (Hayırlı Cuma Anlaşması) korunmasının mutlak bir öncelik olduğu konusunda anlaştılar.

Ancak anlaşma Brexit ile karmaşık bir hale geldi, çünkü Kuzey İrlanda ile İrlanda Cumhuriyeti arasındaki sınır artık Birleşik Krallık ile AB arasında bir sınır oluşturmuş oldu ve AB hukuku, AB üyesi olmayan ülkelerden gelen malların denetlenmesini gerektiriyordu. Brexit anlaşması imzalanırken aşılması en zor sorunlardan biri haline gelen Kuzey İrlanda sınırı için geçici bir çözüm üretildi. Brexit ile birlikte AB’den ayrılan Birleşik Krallık ülkelerinden olan Kuzey İrlanda ve AB üyesi olan İrlanda Cumhuriyeti arasındaki kara sınırı boyunca kontrollerin önlenmesini geçici olarak sağlayan “Kuzey İrlanda Protokolü” yapıldı. 

Kuzey İrlanda Protokolü adı verilen Brexit Ticaret Anlaşması’nın bir kısmı, resmi olarak 1 Ocak 2021’de yürürlüğe girdi. Altı aylık bir ertelemeyle, 1 Temmuz’dan itibaren uygulamaya geçmesi gereken protokolle, Büyük Britanya’dan Kuzey İrlanda’ya girecek olan malların denetime tabii tutulması gerekiyordu. Bu süre şimdi 30 Eylül’e kadar uzatıldı, ancak anlaşmazlığın uzun vadede nasıl çözüleceği konusunda hala bir anlaşma yok. Muayene edilmesi gereken mallar arasında et, süt, balık ve yumurta gibi hayvansal ürünler bulunuyor ve bunlar için gümrük beyannamelerinin doldurulması gerekiyor.

Yeni bir “düzenleyici” sınır

Artık uluslararası hukukun bir parçası olan Protokol uyarınca, Kuzey İrlanda artık AB’nin bir parçası olmasa da kurallarının çoğuna uymaya devam edecek. Bu, kamyonların denetlenmeden kara sınırını geçmeye devam etmesini sağlayacak. Bu arada İngiltere, İskoçya ve Galler artık bu kurallara uymuyor ve bu da Büyük Britanya ile Kuzey İrlanda arasında yeni bir “düzenleyici” sınıra yol açıyor. İngiltere, İskoçya veya Galler’den Kuzey İrlanda’ya girdiklerinde artık mallar üzerinde yeni kontrollerin yapılması gerekiyor.

Kuzey İrlanda limanlarında denetimler yapılıyor ve gümrük belgelerinin doldurulması gerekiyor. Bu durum, İrlanda Denizi’nde etkin bir şekilde yeni bir sınırın oluşturulduğu yönünde eleştirilere yol açıyor.

Hangi sorunlar ortaya çıktı?

Yeni yılla birlikte sarsıntılı bir başlangıç yapan yeni sistem, Kuzey İrlanda’daki süpermarket raflarına ulaşan taze ürünlerde aksamalara neden oldu. AB, Şubat ayında, kontrol noktalarının henüz tam olarak faaliyete geçmediğini ve bazı malların uygun şekilde beyan edilmeden Kuzey İrlanda’ya girdiğini söyledi.

Ticaretle ilgili sorunların yanı sıra siyasi ve güvenlik kaygıları da vardı. Kontroller Şubat ayının başında geçici olarak askıya alındı. Ancak Mart ayında Birleşik Krallık, bu ek süreyi süpermarketler için Ekim ayına kadar uzatmaya karar verdi ve İngiltere’den Kuzey İrlanda’ya ticareti kolaylaştırmak için tek taraflı hamlelerini açıkladı. AB ise İngiltere’nin bu kararlarının uluslararası hukuku çiğnediğini çünkü kendisine danışılmadığını söyleyerek, Avrupa Adalet Divanı’nın İngiltere’ye önemli para cezaları vermesiyle sonuçlanabilecek yasal işlem başlattı.

Öte yandan sendikacılarsa Kuzey İrlanda’nın Birleşik Krallık’ın geri kalanından farklı muamele görmesine da şiddetle karşı çıkıyorlar. Mart ayında bir grup, Hayırlı Cuma Anlaşması’na verdiği desteği geri çekmesi için Başbakan’a mektup yazdı. İrlanda Denizi’nde herhangi bir sınır fikrine karşı bir dizi gösteri ve protesto da yapıldı.

ABD Başkanı, Kuzey İrlanda Protokolü’nün arkasında

10 Haziran’da Başkan Biden ile görüşmesinin ardından konuşan Boris Johnson, “devam etme, çözüm bulma ve Belfast Hayırlı Cuma Anlaşması’nı desteklediğimizden emin olma konusunda tam bir uyum” olduğunu söyledi.

Brexit Anlaşması’nın kilit konularından biri olan bu anlaşmazlık çözülemezse, AB ile İngiltere arasında bir ticaret savaş tehdidi bulunuyor. Bu nedenle ABD başkanı, ilk yurtdışı ziyaretinde Kuzey İrlanda Protokolü’nün “arkasında durma” gereğini vurguladı. Zirve öncesinde Brüksel’de düzenlediği basın toplantısında, Avrupa Komisyonu başkanı Ursula von der Leyen, protokolün Cumhuriyet ile sert bir sınırı önlemek için “tek çözüm” olduğu ve tam olarak uygulanması gerektiği konusunda bir kez daha ısrar etti. Esneklik gösterdik, esneklik göstereceğiz ama protokolün ve Geri Çekilme (Brexit) Anlaşması’nın eksiksiz uygulanması gerekiyor” dedi.

Leyen, zirvede konuyla ilgili hassasiyetlerini de dile getirdi. Şimdi ise İngiltere, Brexit’teki son hassas düğümü çözmek için çok önemli bir dönüm noktasında.

No Comments Yet

Leave a Reply

Your email address will not be published.