Manş Denizi’nde göçmen krizi

Göçmen krizinin başladığı 2011 yılından bu yana Ege Denizi’nde ve uzun yıllardır Kuzey Afrika’dan Avrupa’ya geçişlerde dünyanın görmeye alıştığı göçmen tekneleri artık Manş Denizi’nde.

Fransa sahillerinden açılan kayıt dışı göçmenleri taşıyan tekneler soğuk hava koşullarına rağmen hayatalrını tehlikeye atarak lastik botlarla Birleşik Krallık kıyılarına ulaşmaya çalışıyor. Fransa ile İngiltere hükümeti arasında yoğun bir diploması trafiğine neden olan Kanal geçişleri trajedilere yol açarak devam ediyor. Son olarak geçtiğimiz günlerde 27 Irak Kürdistan vatandaşı, Kanal geçişi sırasında insan kaçakçılarının botunun batması sonucu hayatını kaybetti. Kayıt tutulan dönemden bu yana Kanal’daki en büyük can kaybı olarak adlandırılan olayda hayatını kaybedenlerden üçü çocuktu.

2019 yılından bu yana İngiliz Kanalı olarak da adlandırılan Manş Denizi’nde sıkça görülmeye başlayan insan kaçakçılarının teknelerine karşı İngiltere, sınır devriyeleriyle tedbir almaya çalışıyor. Ancak, özellikle ABD’nin Afganistan’dan çekilmesiyle başlayan süreçte göçmenlerin İngiltere’ye ulaşma çabaları artarak çoğalmaya devam ediyor. Eylül 2021’e kadar 25.700 kişi bu hatta tehlikeli bir yolculuk yaptı. Kanalı geçmeyi başararak Birleşik Krallık’a ulaşanların yüzde doksan sekizi burada sığınma talebinde bulunuyor.

Birleşik Krallık ve Fransa’nın kanal gündemi

İçişleri Bakanı Priti Patel’in, Kanal geçişlerini durdurmayı amaçlayan Uyruk ve Sınırlar Yasası önerisi tepkiyle karşılandı. Öneriler arasında bulunan, sığınma hakkı verip verilmeyeceğine karar verilecek kişinin Birleşik Krallık’a “yasal veya yasadışı olarak mı” geldiği konusunda Birleşmiş Milletler Mülteci Ajansı; önerilen tasarıyı “ülkeye sığınan çoğu mülteciyi cezalandıracağını ve yerleşik uluslararası mülteci koruma kurallarını baltalayan bir sığınma modeli yaratacağını” söyleyerek eleştirdi. Hükümetin önerilen politikalara ilişkin kendi değerlendirmesi de artan güvenlik ve caydırıcılığın göçmenleri Birleşik Krallık’a girmek için “daha riskli yolları denemeye” teşvik etme riski barındırdığı yönünde oldu. Ayrıca, son trajedinin ardından Başbakan Boris Johnson’ın, Fransız kıyılarında İngiliz polisi devriyelerinin dolaşması çağrısı Fransa tarafından reddedildi.

Polonya Belarus sınırında çatışmalar

Öte yandan, Akdeniz’den Kuzey Avrupa’ya yönelen kayıtsız göçmenlerin yeni geçiş kapısı olarak kullandıkları Belarus ile Polonya sınırında çatışmalar yaşanıyor. Avrupa Komisyonu, Belarus lideri Aleksandr Lukaşenko’yu, göçmenleri kolay giriş vaadiyle AB sınırına toplamakla suçluyor. Krizin çatışmaya dönüşmesiyle birlikte Türkiye’nin de aralarında olduğu Belarus’a doğrudan seferi olan ülkeler ve havayolu şirketleri bu uçuşlara vatandaşları dığındaki ülkelerden yolcu kabul etmemeye başladılar.

Birleşik Krallık ve mülteciler

BM Mülteciler Konseyi’ne göre dünya genelinde 26,2 milyondan fazla mülteci var. Mültecilerin ulaştıkları ilk “güvenli” ülkede sığınma talebinde bulunmaları gerekmese de dünyadaki mültecilerin yüzde 85’i gelişmekte olan ülkelerde bulunuyor. Mart 2021’e kadar olan son bir yılda 25.903 sığınma başvurusu alan Birleşik Krallık’ta, küresel mülteci sayısının küçük bir yüzdesi bulunuyor. Aynı dönemde Birleşik Krallık ile benzer nitelikteki Almanya’da 122.015 başvuran ve Fransa’da 93.475 başvuran vardı. Çoğu kişi, sömürge tarihi ve yakın tarihlerde de dünya genelindeki çatışmalara daha yakın müdahaleleri nedeniyle, Birleşik Krallık’ın üzerine düşeni yapma ve mültecileri alma sorumluluğu olduğunu savunuyor.

BMMYK istatistiklerine göre, 2020’nin sonunda Birleşik Krallık’ta 132.349 mülteci, 77.245 bekleyen sığınma davası ve 4662 vatansız kişi vardı. Mültecilerin büyük çoğunluğu – 5 kişiden 4’ü – yerlerinden edildikleri bölgelerde kalıyor ve sonuç olarak gelişmekte olan ülkeler tarafından ağırlanıyor. Türkiye 3,7 milyon ile en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olurken, onu 1,7 milyon ile Kolombiya izliyor.*

Yetişkinler arasında İran, Eylül 2021’de sona eren yılda Birleşik Krallık’ta en çok sığınma talebinde bulunan ülke oldu. Sığınma başvuruları için ilk beş vatandaşlık ülkesi (ana başvuru sahiplerinden) şunlardı: İran (6.002), Eritre (4.412) Arnavutluk (4.010), Irak (3.042) ve Suriye (2.303).

*(Kaynak: UNHCR 2020 Küresel Eğilimler Raporu)

 

No Comments Yet

Leave a Reply

Your email address will not be published.