Masalla gerçek arasında bir dünya: Cotswolds…


Londra’ya sadece 2 saatlik sürüş mesafesindeki Cotswolds’da gezmek bir masalın içinde dolaşmaya benziyor. Kireç taşından yapılmış sevimli evlerin arasından çıkan koyunlar, kıvrıla kıvrıla büyüleyici yeni manzaralara ulaşan yollar, köprüler, nehirler ve ruhunuza iyi gelecek daha pek çok güzellik… Cotswolds’u görmek için acele edin!

Cazibe Sammalı

Londra’daysanız ve şehir dışında zaman geçirmek istiyorsanız, sizi masallar aleminde olduğunuz hissini veren Cotswolds’a davet ediyoruz… Kireç taşından yapılmış, sanki içinden bir masal kahramanları çıkacakmış gibi duran birbirinden sevimli evleri, tarihi şatoları, yüzyıllardır yünleriyle ünlü koyunları, köyde dolaşırken sık sık rastlayacağınız antikacıları, yemyeşil doğası ve nehirleriyle Cotswolds sizi bekliyor.
Ortaçağ’dan bu yana yün ticareti ve tekstil ürünleriyle zenginleşen bölge, Londra merkezine sadece 2 saatlik sürüş mesafesinde bulunuyor. Cotswolds, ziyaretçilerine yumuşak kıvrımlı yemyeşil tepelerin arasına serpiştirilmiş küçük köyler, yerel kireçtaşından yapılmış evlerin büyüleyici doğada yan yana sıralandığı çok özel manzaralar sunuyor. Dayanıklı Cotswolds taşı sayesinde bu köyler Tudor zamanından beri çok az değişikliğe uğrayarak günümüze kadar gelmiş.lardan, Burford ve Stow-on-the-wold gibi küçük kasabalara, Bibury ile The Slaughters gibi köyler kadar Cotswolds’da ziyaret edebileceğiniz, keyifli vakit geçirebileceğiniz, ilgi çekici pek çok yer bulunuyor. Tepeleri kuru taş duvarlarla kesişmiş Cotswolds, gizli nehir vadileri ve ünlü Cotswolds taşından yapılmış farklı pazar kasabaları ve köyleriyle tamamlanmış. Cotswolds köyleri yünleri ve peynirleriyle ünlü… Burada satılan İngiliz ya da İskoç markalarının kazakları, montları ve çoraplarıyla üşümemeniz garanti.

Bibury’yi görmeden gitmeyin
İngiltere’nin en güzel köyü olarak bilinen Bibury, oldukça farklı bir doğaya ve mimariye sahip. Özellikle kasabanın sembolü haline gelen taş evlerin tarihi bir hayli eski. Yün deposu olarak 1380 yılında inşa edilmiş bu evleri, dokumacılar 17. yüzyılda yaşadıkları evlere dönüştürmüş. İngiltere’nin batısındaki dağlık bölge olan River Coln’da bulunan köy, 17. yüzyılda inşa edilen bal rengi çatılı evleri, etkileyici bir mimariye sahip St. Mary Kilise’si ve 1902’den beri işlevini sürdüren alabalık çiftliği ile bölgeye gelen turistlerin mutlaka ziyaret etmeleri gereken yerler arasında ilk sırada yer alıyor.
Mutlaka görmeniz gereken bir başka köy de Bourton-on-the-Water… Cotswolds’un tepeleri arasındaki küçük bir vadide yer alıyor. Oldukça popüler olan bu köyün ortasından geçen Windrush Nehri, sakin akan suyun üzerinde kurulu küçük köprüler, bu köyün ‘Cotswolds’un Venedik’i olarak tanınmasına neden oluyor. Bourton’u çevreleyen alan, kırları çaprazlayan çok sayıda patikaya sahip adeta bir yürüyüş cenneti.

Ezgotik kuşlar
Yakındaki Salmonsbury Meadows ise, doğal çayırların ve kır çiçeklerinin arasında dolaşmanın tadını çıkarabileceğiniz bir doğa koruma alanı. Özellikle ailelerin ziyaret ettiği bölgede her yaştan ziyaretçinin ilgisi çekecek alanlar bulunuyor. Salmonsbury Meadows’a gittiğinizde, penguenler, flamingolar, Amerika papağanı, emus ve av kuşları gibi çok çeşitli egzotik kuşlara ev sahipliği yapan ‘Birdland Park ve Bahçeleri’ni mutlaka ziyaret edin. Köy merkezinin 1/9’luk bir kopyası olan Minyatür Müzesi’ni ve Otomobil Müzesi içinde yer alan eski model araba koleksiyonunu, büyüleyici oyuncak koleksiyonu ve çocuklara yönelik TV’nin en sevdiği küçük araba ‘Brum’u içine alan yedi eşsiz galeriyi ziyaret etmeden gezinizi tamamlamayın.

Tarihin içinde dinlenin
Burford köyü, doğal güzelliği, tarihi dokusu, antikacıları, restoranları, barları ve yemek yiyebileceğiniz çok çeşitli yerleriyle ziyaretçiler arasında oldukça popüler. 16. yüzyıldan kalma Tolsey binası, bir zamanlar Ortaçağ tüccarları için buluşma yeri olan, bugün ise şehrin sosyal ve endüstriyel geçmişini sergilendiği, yerel bir müze olan Tolsey Müzesi’ne ev sahipliği yapıyor. Cotswolds geziniz sırasında uğrayabileceğiniz Mickleton Köyü, muhteşem manzarasıyla gelenleri şaşırtıyor. Geleneksel siyah ve beyaz kır evlerinin bir çoğu, bölgenin ilginç kır tarzıyla uyumlu sazlardan yapılmış çatılara sahip. Bereketli arazileri ve sebzeciliği ile ünlü Mickleton Köyü, tüm ziyaretçileri sıcak bir şekilde karşılıyor. Köyde ziyaretçileri cezbeden mağazalar, keyifle sohbet edebilecekleri, vakit geçirecekleri barlar bulunuyor.

No Comments Yet

Leave a Reply

Your email address will not be published.