Yaşamak özen ister!

Nefes almak; çoğumuz için sıradan, farkında olmadan yaptığımız yaşamsal bir hareket. Ancak son yıllarda yapılan çalışmalar gösteriyor ki; nefes bir bilim konusu. Nefes uzmanı Nevşah Fidan Karamehmet, multidisipliner bir alan haline gelen “Nefes Bilimi”nin üniversitelerde bölüm olarak okutulması için çalışıyor.

Nefes Koçluğu sistemini Türkiye’ye getiren, meslek haline gelmesini sağlayan, Nefes Koçluğu Federasyonu Kurucu Başkanı Nevşah Fidan Karamehmet, nefes bilimini global olarak yaygınlaştırmak için çaba harcıyor.
Türkiye’de uygulandığı şekliyle nefes koçluğunun, nefes bilimi içinde yaklaşık yüzde 1’lik bir kısmı oluşturduğuna dikkat çeken Karamehmet, “Nefes bilimi; davranış bilimi ile solunum biliminin birleştiği yerde multidisipliner bir sistem. Nefes koçluğu bunun çok küçük bir bölümü” diyor.
Türkiye’de ve Amerika’da, Nefes Koçluğu Federasyonu’na halen başkanlık eden Karamehmet, aynı zamanda Amerika’daki Davranış Bilimler Üniversitesi’nin dünyadaki tek Nefes Bilimleri Fakültesi’nin üyesi. Üniversitenin İngiltere, Avrupa ve Ortadoğu başkan yardımcılığı görevini de yürüten Karamehmet bugüne kadar 100,000’in üzerinde kişiye ilham olmuş, onbinlerce kişiyi eğitmiş, dünya çapında önemli bir öğretmen. Kendisi 18 senedir faaliyet gösteren, Newyork, Londra ve İstanbul’da ofisleri bulunan Nevsah Institute’un da kurucu başkanı. Nevsah Intitute müfredatı insanların kapasitelerinin tamamını gerçekleştirebilmeleri ve olağanüstü yaşamlar yaşayabilmeleri için onlarca farklı eğitim içeriyor.
Nevşah Fidan Karamehmet’in ‘’Net bir vizyonum var’’ diyerek anlattığı hedefinde, insanlığa ve yeni nesillere hizmet edecek bir akademi ve üniversitenin Londra’da kurulma projesi var.

“Üstadlar yetiştireceğiz”
Londra’da kurulacak fakültenin amacı insanlığa önümüzdeki 500 yıl hizmet edecek üstadların yetiştirilmesi.
“Bir Bilgelik Okulu olacak akademi ve üniversite kapsamında şu an Nevsah Institute olarak yürütülen tüm sertifika programları ve eğitimlerin kapsamlı şekilde yer alacağını belirten Nevşah F. Karamehmet, herkesin kendi en yüksek bilinci ile bağlantıya geçip hem kendi uyanışını yaşayacağı hem de milyonlarca insanın uyanışını tetikleyeceği, hakiki bir master çıkacağı bu okulun, tüm dünyanın bilincini değiştirebilecek kapasitede olacağını belirtiyor.
21 yy’ı genellikle insanların kendi en yüksek kapasitesi ile bağlantıya geçtiği, bir bakıma Tanrısallaştığı, en yüksek ihtimalini gerçekleştirmek yolunda olduğu bir dönem olarak tanımlayan Karamehmet “Dünyada şu an birçok insan kapasitesinin en üst seviyesine çıkmak, potansiyelinin tamamını gerçekleştirmek, yaşam amacını bulmak ve insanlığa önemli projeler ile hizmet etmek istiyor. Bunun olabilmesi için ise kendisine yol gösterecek, hakiki öğretiler ile bezenmiş bir okula, hakiki hocalara ihtiyaç var. Nevsah Institute bu okul. Amacımız okulumuza ve eğitimlerimize katılan her bireyin kapasitesinin en üstünü deneyimlemesi ve olağanüstü bir yaşam deneyimi yaşaması. Bu mümkün ve elimizde bunu mümkün kılacak tüm araçlar mevcut. Şu an tek hedefimiz okulumuz ve müfredatımızı daha büyük kitlelere ulaştırmak. Bunun olabilmesi için de ustalar, hakiki hocalar ve üstadlar yetiştirmemiz gerekiyor.’’

“Bu kadar hızlı bir dünyada, insanın kendiyle gün içerisinde minimum sabah ve akşam 20 dakika yüzleşme vakti yoksa; sağlığını da kaybeder, zihin sağlığı da gider, duygusal olarak da alt üst olur ve şu an dünya bunu yaşıyor.”

“Savaş sonrasında hala şifalanıyoruz”
Karamehmet “21. yüzyıl çoğunluğun kendi hakikatinden, özünden, hakiki kimliğinden, yaşam amacından koptuğu, dogmalarla, kalıplarla yaşadığı, bu nedenle de müthiş bir ruhsal arayışın başladığı bir dönem. Hastalıkların, stresin, şiddetin, korkuların artması hep bu sebepten. Özvarlığıyla hizada olmayan, özdeğerlerine uygun yaşamayan kişiler ya hastalanıyor, ya hırçınlaşıyor, saldırganlaşıyor” diyor ve içinde bulunduğumuz dönemi şu sözlerle açıklıyor:
“Bugüne kadar 29943 kişi ile bizzat çalıştım, 18 senedir dünyanın 38 farklı şehrinde organize edilen, imzamı taşıyan, şu an en çok talep gören eğitim Mucize Kursu’na tam 12043 kişi katılmış. Özvarlığıyla bağlantıda, özdeğerlerine göre yaşayan tek bir kişinin bile hasta kalabildiğini, gergin, saldırgan, hırçın olduğunu görmedim. Hayatta yaşadığımız tüm sorunların arkasında ‘’kendimiz olamamak’’ var. Nevsah Institute ise tam olarak insanlığın bu sorununu çözmek için var.
Savaştan çıkmış bir nesiliz. Savaş yılları çok eski değil. Savaşın etkisiyle birlikte insanlık kendisinden, özünden kopmuş. Çökmüş sistemlerin yeniden inşa edilme mecburiyetinin olduğu değil, kendi hakikatiyle vakit geçirmek için birçok kişinin yaşam mücadelesi verdiği dönemlerden geliyoruz. O nedenle genlerimizde halen daha korunma, savunma, panik ve korku var ve bu duygular bizi kendimiz olabilmekten alıkoyuyor. Şifaya herkesin ihtiyacı var. Dönem öyle bir dönem. Nevsah Institute müfredatı öğrencilerimize özgürce kendileri olabilme yolculuğunda destek vererek şifalayan ve kapasitelerinin en üstüne çıkmalarını sağlayan bir okul.
İnsan bir kez varlığının özündeki o sonsuzlukla, sonsuz varlığın, varoluşunun kendisiyle, tam ve sonsuz potansiyeli ile bağlantıya geçtiğinde bir daha hayatı asla aynı olamaz. Çünkü her şey tamamen değişiyor, maddi ve manevi her şey yüz misline çıkıyor.”

Müfredatımızdaki her eğitim bir diğerinin devamı ve tamamlayıcısı. Tamamını bitiren kişilerin ruhsal yolculukları da tamamlanmış oluyor.

“Nevsah Institute’ta bilinçle çalışıyoruz”
“Çok az insan görünen dünya gerçeğinin ötesine geçerek hakikat ile bağlantı kurabilir ama yaptıklarında yaşamları ebediyen değişir” diyen Karamehmet hakikati de “Bu dünyada yaşarken deneyimlediğimiz üç boyutlu dünyanın ötesindeki gerçeklik” olarak tanımlıyor. Yunus Emre’nin “Bir ben var benden içeri” sözüne atıfta bulunan Karamehmet “Bu benlikte, cisim olan, ölümlü olandan öte; hakiki varlığına ulaşmış olmak bir lütuf ama bunu gerçekleştirebilen çok az insan var” diyor.
Karamehmet çalışmalar ile duygusal ve mental olarak insanın kendi zihninde yarattığı polaritenin oradan kalktığını ve hayata yüklediği anlamların ortadan kalmasının sağlandığını söylüyor ve ekliyor: “Yaptığımız çalışmalar ile kişinin bilinci açılıyor ve aydınlatılıyor. Bunun için hem nefesle hem düşünce biçimi ile çalışmak gerekiyor. Çünkü nefesteki fonksiyonellikle, aslında bilinçle polaritenin giderilmesi aynı şey. O yüzden biz nefesle çalışırken bilinçle de çok çalışıyoruz. Müfredatımızdaki her eğitim bir diğerinin devamı ve tamamlayıcısı. Tamamını bitiren kişilerin ruhsal yolculukları da tamamlanmış oluyor.”

“Dünya aslında bilincin aynası. Düşünce yapın nasılsa, hayatın da ona göre bir kurgu. Hayatın; düşünce yapının ve zihninin bir yansımasıdır.”

Sabah, akşam 20 dk kendinizle baş başa kalın!
Hayat gittikçe hızlanırken gelecek dönemlerde insanların kendi öz varlığını çok daha önemser hale geleceğine vurgulayan Karamehmet şöyle devam ediyor:
“Nevsah Institute müfredatı içerisinde meditasyon önemli bir yer tutuyor. Gelecekte insanlar bunun önemi daha çok anlayacaklar. Ben insanın kendi başına kalmasını çok önemsiyorum. Meditasyon deniyor ama meditasyon demek zorunda değiliz. İnsanın hiçbir şey yapmadan kendi ile baş başa kalması diyebiliriz. Hiçbir şey yapmadan sabah akşam oturmak. Düşüncelerine, duygularına müdahale etmeden; herhangi bir halini, duygusunu değiştirmeye çalışmadan oturmak. Aslında insanın kendiyle yüzleşmesi. Bu kadar hızlı bir dünyada, insanın kendiyle gün içerisinde minimum sabah ve akşam 20 dakika yüzleşme vakitleri yoksa; sağlığını da kaybeder, zihin sağlığı da gider, duygusal olarak da alt üst olur ve şu an dünya bunu yaşıyor.”
“Meditasyon, diş fırçalamak gibi bir şey olacak”
“Her insanın kendi ile baş başa kalacağı vakitlere ihtiyacı var” diyen Nevşah Karamehmet bu ihtiyaçtan dolayı tüm dünyada meditasyonun inanılmaz bir hızla yayıldığına dikkat çekiyor.

Meditasyonun gelecekte diş fırçalamak gibi bir şey olacağına inanan Karamehmet
“Nasıl ki; diş fırçalamadığında dişlerin çürüyor, düzenli meditasyon yapmadığımızda da beyin gidiyor. Yeni nesiller bunu fark ettiği için daha çok kendi ile baş başa kalacak. Böylelikle daha sağlıklı bilinçler ve beyinler yetişeceğini görüyorum. Şu anda dünyada meditasyon en çok Los Angeles ve Silikon Vadisi’nde yapılıyor. Teknolojinin en yoğun olduğu yerler. Bu durum buralarda bilincin de ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor” şeklinde konuşuyor.
“Hayatında ne kadar problem varsa zihninde o kadar sorun var”
İnsan zihninde düzeltilmeyen olumsuz düşüncelerin, aydınlanmamış bilincin kişilerin yaşamına da olumsuz yansıdığını ifade eden Karamehmet, herkesin arayış içinde olduğu günümüzde destek almak konusunda en belirleyici öğenin kişinin kendi yaşamı olduğunu belirtiyor. Karamehmet aydınlanmamış zihindeki problemlerin yaşama etkilerini anlatmayı sürdürüyor:
“Yüzyıllardır söylenmiş ama bir kere daha söylemek istiyorum, dünya bilincin aynasıdır. Düşünce yapımız nasılsa, hayatımız da onun yansımasıdır.

Yaşamın; düşünce yapının ve zihninin bir yansımasıdır
O yüzden bir insan yaşamına bakarak bilincinde problem olup olmadığını, şifaya, aydınlanmaya ihtiyaç duyup duymadığını anlayabilir. Yaşamımızdaki problemler bilincimizde yanlış bir seçim yaptığımızın işaretidir. Bu demektir ki; Aydınlanmış bir bilinç yaşamın tüm alanlarında ilerler. Maddi manevi. Birçok kişi şu an ‘aydınlanma’yı dünyanın bir ilüzyon olduğunun anlaşılması ve ötesine geçilmesi, böylelikle dünyada olan bitene bir önem vermemesi zannediyor. Oysa aksine, eğer dünyanın gerçekten ötesine geçebildin ve dünya anlamını yitirdiyse, senin kontrolüne geçer ve ona her istediğini yaptırırsın. Maddi, manevi hiçbir problemin olamaz.

Bilinç aydınlandıysa dünyadaki yaşam cennete dönüşür
Kişinin hayatında ne kadar çok problem varsa, örneğin; hayatın 7-8 alandan her birinde ne kadar ilerleyemiyorsa, zihninde de o kadar problem var demektir. Maddi ve manevi ilerliyorsa bilinci de ilerliyor demektir. Her insan fiziksel bedenine baksın ne kadar sağlıklı, birikimine baksın ne kadar zenginliği var, sosyal hayatı, ilişkileri, ailesi, yaşadığı ortam, ne kadar istediği gibi…”

www.nevsah.com

No Comments Yet

Leave a Reply

Your email address will not be published.